Filozof Ehmede Xani iki sayısına çok önem vermiştir. Özellikle "Onlar Destanı" olan “Mem û Zin” eserinde bu iki büyülü sayıyı sıkça kullanmıştır.
Xani'ye göre iyilik ve kötülük karşıt olmasına karşılık iç içedir. Bu iki unsurdur. Kötünün karşıtı iyidir. Kötülüğün, iyinin ve doğrunun bağımlısı olması için ilimle, eğitimle kötülüğü iyilik içerisinde tutsak edip küçültmek suretiyle iyilik ve kötülüğün aynı anda yaşamaları gerekliliğine dikkat çeker.
Xani diyalektik bir düşünürdür.
Önce tasarımını, yani teorisini kurar sonra sahneler, yani pratiğini yapar. Çıkan sonucun yanlış, doğru veya eksikliğini görür, gösterir. Çıkan sentezle yeniden iyiye, güzele varmanın tekrarını salık verir. Bir bakıma nicelikten niteliğe, nitelikten niceliğe dönüşümünün devinimini sağlayarak kendisinden sonra gelen Engels'e (1820-1895) uzanır.
Yaratıcının Adem'in tekliğine son verip Havva'yı yaratması "BÜYÜLÜ İKİ SAYISI"’nın anlamını belirttiğine vurgu yapar.
Gece-gündüz, melek-şeytan, beyaz-siyah- güzel-çirkin, cennet-cehennem, aydınlık-karanlık, erkek-dişi, katı-sıvı gibi tez-antitez ve karşıtlar. Bu iki karşıtın olgusunu düşünerek, deneyerek tecrübe edinileceğini belirterek yol güzergâhının aklın hakemliğiyle tayin edileceğinden bahseden Xani evrende her şeyin çoğul olduğunu, çoğulun ilk sayısının iki olduğunu belirtir. Teori düşüncedir. Pratik ise deneydir. Teori olmadan pratik olamaz. Ama teorinin anlamını tez-antitez ortamından deneye geçerek elde edilebileceğini; tek unsurlu deney hayalci tasarruf olduğunu belirtir.
Görmüyor musun, hepsi karşıttır biri birine!
Hikmet nedir, niçin hepsi denktir biri birine!
Çünkü olmazsa eğer karşıtlık,
Olanaksızlaşır ayırt etmek ve tanışıklık
Xani "Onlar Destanı"'nda iki sayısının hem şekilsel hem de felsefenin karşıtlık unsuru olarak kullanmıştır.
Tacettin-Siti, Mem-Zin, Arif-Çeko, Tacdin-Memo gibi…
İdeal düzen kurgusunda iki sayısının büyüsüne kapıldığını açıkça ifade eden Xani iki sayısının akılcı felsefenin temel dayanağı olan düalite olarak anlaşılmasını istemiştir. (1)
(1)Xanilog Şerafettin Eryılmaz’ın söyleyişinden |