Mezar Taşı
Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile buluşmasından sonra değerlendirme almak isteyen gazetecilere verdiği demeçte, yaşanan sorunların çözümünde ‘akil adamlar’dan yararlanılmasını tavsiye etmesi bana çok etkileyici geldi.
Orgeneral rütbesiyle ülkenin en üst düzey görevlerinden birinde bulunmuş olan Hilmi Paşa, tartışmalı konularda -kendisini bile dışarıda tutarak- alanında uzman olan vizyon sahibi kişilerin mutlaka fikirlerinin alınması gerektiğinin altını çizdi.
İnandığımız dinin tavsiyesi de modern yönetim biliminin kuralı da önemli bir karar verirken mutlaka istişare (danışma) edilmesi yönünde. Denir ya; Ortak akıl en üstün akıldır…
Bir organizasyonun başında olan kişiler de başarıyı sağlamak ve hata riskini azaltmak için profesyonel yönetim ve danışma kurulları ile birlikte, hatta dışlardan denetim kuruluşlarından faydalanırlar.
Hangi alanda olursa olsun başarı için doğru bir ekip kurmanın yanı sıra, gelen eleştirilere ve tavsiyelere kulak vermek çok önemli. Bir takımı, şirketi ya da kurumu ileriye taşıyan liderin özelliği, aykırı sesleri her zaman dikkate almasıdır.
Doğrusuyla yanlışıyla bir şekilde dar bir çerçevede yönetilmeye devam eden Bursa’da çıkar hesabıyla kimileri eleştirmekten çekinirken kimileri de eleştirilmeyi hazmedemez durumda. Kentin bugününü ve geleceğini belirleyen projeler hayata geçirilirken, tepede oturan kişilerin mizacına, bakış açısına ve yeteneğine mecbur kalmak Bursa adına düşündürücü.
Taşra mantığı denen ufuksuz ve ben merkezli anlayışla bildiğini okuyan bazı kent yöneticilerinin bilgisayar bile kullanamazken Bursa’yı geleceğe taşıyacağını iddia ettikleri projeleri hangi teknik bilgiyle değerlendirdiklerini merak etmemek mümkün değil…
Herkes her şeyi bilmeyebilir elbette. Ama yakın çalışma ekibini eksik olduğun konularda seni tamamlayacak kişilerden seçersin ve doğruyu yapma imkanın artar.
Belediyelere de baksan Oda’lara da baksan, birileri bazen yönlendirmelerle bazen de kendi doğrularıyla bir işe başlıyor fakat ne yazık ki Meclis üyelerinin bile haberi olmayabiliyor. İlgili resmi kurumlardan, üniversiteden, akademik odalardan ya da sivil toplum kuruluşlarından fikir almak zaten angarya geliyor…
Bu mesele hancı yolcu meselesi değildir. Hancı da bir yolcudur. Nöbetini tutar ve gider. Baki kalacak olan sadece Han’dır, yani Bursa…
Bir kitapta, ABD’nin çelik kralı olarak nitelenen Andrew Carnegie’nin mezar taşında; “Burada kendinden çok daha akıllı insanları etrafında toplayarak başarıya ulaşmış basit bir insan yatıyor” ifadesinin yazdığını okumuştum.
Sizin mezar taşınızda ne yazacak?
“Burada, liyakatten çok sadakate göre belirlenmiş bürokratları, dostlar alışverişte görsün hesabı kurulan ve talimatla iş gören danışmanları, kerameti kendinden menkul uyanık zevatla oluşturduğu yakın çevresiyle basit bir insan yatıyor” yazmasın sakın… |